03 Şub 2009
Bu yürek titremesi biraz zincir halini anımsattı. Önce ham bir demirdi ateşe atılmadan önce.
Yandı kavruldu,eridi…Ardından kendisine biçilen kalıplara döküldü.Ve kendisi gibi yananlarla birleşti..
sımsıkı ve bırakmayacak şekilde…
Fincan hikayesine benzer zincirin hali kimse bilmez halini ve anlamaz hiçbir şekilde…
Biraz da zincir bizdik beklide kalıbımıza dökülmeyi bekleyen yanmış demir..Ama bilmiyoruz…
Zinciri zincir olan bilir, bağlılığın ne demek olduğunu, ve neleri bağladığını kendine….
Kimi zaman bir Aşkı bağlamıştır kendine kara zindanlarda, kimi zamanda bir meçhulü bağlamıştır sonsuzluğa.
Bir hayali zincir bağlıyor şimdilerde geçmişe bizi… bırakmıyor salmıyor bizi bu zamana.
Kurtulamıyoruz geçmişin acılarından ve söyleyemediğimiz sözlerimizden…
Zincirleri kırma, sonsuz özgürlüğe kavuşma zamanı geldi…
Aşkın ve sevginin dostu Mevlana ne güzel demiş;
"Beden kafesinden çıkmak,gönül viranesini yıkmak" işte vakit geldi..
Kıralım bizi sahte düşlere bağlayan Aşklardan, kıralım zincirlerimizi ve bizi fısıltılarla çağıran O aşka…
03 Şub 2009
Aşk kolay göründü başta;
Her şey yolundaydı,sanki her zamankinden daha da yolundaydı.
İnce bir heyecan ve yüzde bir gülümseme hafif bir de utanç…
Kaderin oyunu hayatın bir dönemeciydi bu aşkın 'A' hali ve aşkın en güzel zamanıydı.her şey çok hızlı oluyordu.Ve zaman bir nehir misali çığlıklarla akıyordu yüreğimden. Aşk heyecanlı zamanlarını bitirmişti, ve hüzne, hüzün mevsimine bırakmıştı yerini…
Artık ne kadar hüzün doluydu her şey, hasret yakıyor, gönül perişan oluyordu ve aşk şiirleri yerini hüzün ve hasrete dair satırlar vardı şimdilerde…Aşk 'A' halini 'Ş' haline bırakmıştı yani "şer" haline…
"Afakîlik" dönemi bitmişti, Şimdi şer zamanındaydı. Aşkın en zor yerindeydi 'Ş' hali, bütün derdler ardı ardına geliyor, hayalleri bile,vuslatı bile hüzne buluyordu…
Evet şimdi aşkın 'Ş' halindeyim aşkın en çetin mevsiminde. Aşk ilk başta kolay görünmüştü.Afakilik güzeldi peki ya şimdi…Her şey altüst oldu,Vuslat denizinde boğulduk, vuslatı bulamadan…
Titrek sesimle aşkın son hali hayalimde;
Bekle beni Aşk 'K' haline geliyorum tüm derdlerimi ardıma bırakarak "kaybolma" ya yok olmaya geliyorum. Aşk olmaya sen olmaya, tüm "ben" leri yok etmeye tek sen olmaya geliyorum..
Bekle beni "Aşk"..!!
03 Şub 2009
Günler geçti ardına bakmaksızın
Hayatın gerçek manasını bilmeksizin
Aşkın sözlerini içten anlamadan
Gözlerimdeki yaşlar dinmeden
Sevda şarkımın son nakaratları çalıyor
Yaşanan ve yaşanmayanları anlatıyor
Umutlarımı ceplerimden alıp gidiyor
Efendim umutlarımı geri veriyor
Çünkü Aşk şimdi başlıyor
Şimdi gerçek anlamını buluyor
Sözler çok söylendi çok yazıldı,
Aşkı yaşamadan hep dillendi
Son beste aşka dair
Son beste gönle dair
Son beste O'na dair
Ve Aşk bestem bitti
Sevda tomurcukları da
Sadece O kaldı, sadece O
Geriye afakilikten kalan "ben"
Gönlüm uçtu O'na,
Şimdi de bedenim "ben" siz bir halde
Sevdam duryor karşımda beni bekliyor
Artık yazma zamanı değil, Olma zamanı...
03 Şub 2009
Bu zaman sevdanın mukabele zamanı
Sonsuzluğun bir çığlığı yanan kalplerde
Hayatımızın bitmeye yüz tuttuğu bu günde,
Bir özleyiş yankılanıyor hülyalarımda
Nerdesin ey firkatimin can ateşi nerde!
Dualar yükseliyor seher vakitlerinde
Sana dair bir aşk notaları sesinde
Bak yine ramazan geldi yine sensiz...
İçim hep buruk sensizliğinde,
Orucum yalnız ve mahzun
Aç kalmak için tutuyorum sanki
Bir mana ifade etmiyor sensizliğinde
Nerdesin gönlümün ateşi nerde!
Sukut ediyor her anım divane bir halde
Yolum bir kalem kadar ince,
Bir kağıt kadar her halde
Nerdesin ey Aşk nerde!
03 Şub 2009
Ey Kalbim...!!
Zaman denizinde,zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.
Ferasetsizce günü birlik yaşantıma devam etmeye çalışan ben,
Ansızın çıkan sağır edercesine esen bu sevda rüzgarını şimdi saırlara döküyorum...
Kendimi bilerek yada bilmeden, bir şekilde bilinmez bir hisse doğru adımlarımı atarken,
İçimdemden geçen adını koyamadığım beni şarhoş eden duygularımı, heyecanımı saklama derdindeyim.
Ellerim titriyor, dizlerimde derman yok!
Gözlerim kamaşıyor, damarlarımda dolaşan kanım duygularıma olan yenilgisini kabullenip, nereye gideceğini bilemeden beynime hücum ediyor...
Aklım almıyor olup bitenleri, anlam veremiyorum...
Kalbim küçük kalbim kıpır kıpır...
Nerdeyim? Ne yapıyorm? Saat kaç? Bilmiyorum.
Bildiğim bir tek şey var beklemem gerektiği...
Biraz daha beklemek damarlarımdaki kanın beynime olan hücümünu daha da sertleştiriyor.
Ve aklımı yememek için dua ediyorum...
Akrep küsmüş yelkovana. Yelkovanda derman kalmamış ilerleyecek..
Zaman mı? O da ne diyesim geliyor...
Ve kalbim içinden gelen dürtüler "kalk ve uyan" dercesine haykırıyor yelkovana...
Nasıl bir haldir bu adını koyamıyorum, ve dünya benim için durdu artık, yada farklı bir dünyadayım...
Ve başla ey kalbim! en güzel gönül yaşlarıyla bağrına attığım sevda tohumunu yeşertmeye...
Bak yine başladı: bir, iki, üç, dört,...
Farkındayım; kıpır kıpır kalbim!...